DENİZLİ VE DOĞAL GÜZELLİKLERİ

 Denizli, Ege bölgesinin İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerine açılan kapıları konumunda, tarihin her döneminde Coğrafi yapısı, İklimi, ekonomisi, kültürel değerleriyle geçiş noktası olmuş bir yerleşim alanıdır.

Denizli il merkezi ve ilçelerinde üç bölgeye has iklim özelliklerini görmek mümkündür. Çameli, Beyağaç ve Kale ilçeleriyle Acıpayam ilçesinin bir bölümünde Akdeniz, Buldan, Sarayköy, Tavas ve Babadağ ilçelerinin bir bölümü ile merkez ilçenin Çürüksu vadisi havzasında Ege, diğer ilçelerde ise İç Anadolu iklimi gibi...

Coğrafyadaki bu çeşitlilik ildeki yaşamının her alanında renkli farklılıklar olarak ortaya çıkar. Hemen her ilçedeki zengin folklorik değerler, flora ve faunadaki çeşitlilik insanı zaman zaman farklı atmosferlere alır götürür. Bilinen doğal, tarihi ve kültürel değerlerin çok daha fazlası henüz keşfedilmemiş ve bakir durumdadır. Bu anlamda Denizli’yi tanımak – tanıtmak için çok uzun zaman ve mekana ihtiyaç vardır.

Bu çok genel tanımlamanın ötesinde Denizli adındanda anlaşılacağı gibi doğa ve tarihi zenginlikler denizidir. Eğer bir yelkenli ile bu güzellikler denizinde yola çıkılsaydı nelerle karşılaşılırdı? İsterseniz yavaşça limandan ayrılıp çevreye bir bakalım.

Merkez ayrılmadan daha çevreye bir göz atıldığında bölgenin en yüksek dağı olan Honaz Dağını ve batıya doğru uzanan Karcı dağını görmek mümkündür. Daha batı da ise Babadağ bu silsilenin devamını oluşturur. Honaz dağı ihtişamlı görüntüsü ve bünyesinde barındırdığı endemik bitki türleriyle doğaseverlerin vazgeçemeiği alanlardandır. Aynı zamanda Honaz dağı yabanıl hayatın tüm olumsuzluklara rağmen varlığını sürdürmeye çalıştığı bölgelerdendir. Bu konumuyla bölge “Honaz Dağı Milli Park”ı olarak tescil edilmiş ülkemizin sayılı milli parklarındandır. Yakın geçmişte Dünya hava oyunlarının bir bölümü de burada yapılmıştır.

Karcı dağı Denizli’nin terası konumunda ilk yaz sonlarına kadar zirvesinde kar tutan derin vadileri vahşi yaşamı ve bitki zenginliği ile şehir insanının nefes almak için devamlı uğrak yerlerindendir. Amatör ve profosyonel dağcıların çok rağbet ettiği bu bölge kış aylarında normal kış tırmanışları ve donmuş şelale (Buz ) tırmanışçıları için tercih edilen yerlerdendir.

Karcı dağının kardeşi gibi görünen Babadağ ise sarp kayalıkları ve daha yukarılara ulaşmak isteyen hoyrat delikalı görünümüyle insanları etkiler. 2300 rakımlı zirveden çevreyi izlemek buraya ulaşabilenler için tadına az varılır zevklerin yaşanmasını sağlar. Yine babadağın endemik türleri bitki bilimcilerin ilgi duydukları yerlerdendir.

Dünyada eşi bulunmayan Pamukkale’nin koruyucusu ve gözcülüğüne soyunan Çökelez dağı ise kuzeyden Denizli’yi kucaklamaya çalışmaktadır. Çökelezin Pamukkale’ye kadar uzanan eteklerinde havanın uygun olduğu zamanlarda yerli ve yabancı yamaç paraşütü sporcuları gökyüzünün özgürlüğünü Pamukkale’yi seyrederek yaşarlar. Yine aynı dağın vadileri içerisinde yer alan “ağlayan kaya “ ve Karahayıt şelaleleri diğer güzellikler olarak sayılabilir.

Pamukkale’nin travertenleri ve Karahayıt’ın kırmızı suyu için söylenebilecek çok şey olmakla beraber tüm dünyanın bildiği bu bölge için fazla söze gerek yoktur. Onlar kendi adlarıyla zaten literatürdeki haklı yerlerini almışlardır.(Pamukkale Hierapolis ve çevresi ayrıca yazı konusudur.)

Honaz dağının kuzeyinde çürüksu havzasının baş taraflarında bulunan Colossai ve il merkezinin kuzey sınırında bulunan Laodikya antik yerleşim yerleri Pamukkale’deki Hierapolis’in aksine tamamına yakını toprak altında bulunan tarihi yerlerdendir.

Daha merkezden ayrılmadan insanı sarhoş eden bu güzellikleri hiç detayına girmeden çok genel olarak sunmaya çalışmak bile bu denizin ne kadar engin olduğunun göstergesidir. Çamlık, İncilipınar, Zeytinköy yaylası, Şirinköy, Başkarcı, Yeşilköy ve diğer yerlerden söz edilecek olursa herhalde ilçe ve köylere kadar ulaşmak için zaman kalmayacaktır.

Derginin bu sayısında sadece il merkezini genel görünümü sunulmaya çalışılmış sahip olunan doğal değerlerin ayrıntısına girilmemiştir. Önümüzdeki sayılarda ilçeler ve köylerde bulunan güzelliklere doğru yelken açmak ümidiyle...

 

Not: Bundan sonraki sayı için Buldan ilçesi ile ilgili yazı yazılmış ancak KENTLİ dergisi hiçbir zaman 2. sayısını çıkaramamıştır. (Z.Akakça)

 

 

Zeki AKAKÇA

Denizli Belediyesi

Katı Atık Proje Sorumlusu

TEMA Denizli İl Gönüllü Temsilcisi

(yazı yazıldığında bulunduğum görev)